Karantinadaki Beynim

Zaman yolculuğu gibi… Üzerinden tam 10 yıl geçti ancak anlık flaş patlaması gibi o fotoğraf anındaki sohbete, keyfinize, havanın sıcaklığına, kokusuna bile nörolojik olarak saniyenin onda birinde gidiyorsunuz…

Karantinada 40. Gün.. Eski resimlere sıkça bakıyor iseniz; muhtemelen sevdiklerinizden ayrı kalmanızın bir sonucu olarak OKSİTOSİN (sevgi hormonu) düşüklüğü yaşıyorsunuzdur. Oksitosin düşüklüğü fizyolojik ve psikolojik yönden acı veren bir kimyadır.. Sosyal ilişkileriniz sırasında kalbinizde hissettiğiniz acı kırılmalar aslında beynimizdedir ve oksitosin hormonunuz düşmüştür.. Bu kimyanın doğurduğu fiziksel acıyı ve mutsuzluk durumunu hissetmemek adına eski resimlere ve sevdiklerinize bakarak SEROTONİNizi yani mutluluk durumunuzu kontrol altına almaya çalışıyorsunuzdur.. Kısaca o özel an’a ve sevdiklerinize nörolojik olarak temas ediyorsunuzdur..


⚠️Bu pandemi sırasında nörokimyamız içerisinde en kritik noktalardan biri;
OKSİTOSİN=BAĞIŞIKLIK
arasındaki doğrusal ilişki…


Karantina sürecinde bolca güzel anılara odaklanın, yanınızdaki insanlara ve hayvanlara sarılın… “Bir kediniz bile mi yok?” Sahiplenin…

Oksitosin düşüklüğünün bu dönemdeki en kritik zararlarından biri bağışıklık sistemi üzerindeki olumsuz etkileridir.. Bağışıklığı düşürür.. Stres hormonunu tetikler ve siz psikolojinizle, eski aşklarınız, dostlarınız, eski duygu ve düşüncelerinizle cebelleşirken vücudunuzda kortizon birikmeye başlar..


➡️Tek çözümü sarılmak ve öpüşmektir.. O nedenledir ki birçok ülkenin devlet adamı bu karantina sürecinde bol bol sevişin diyor..

Sizde öyle yapın.. BOL BOL SEVİŞİN, ÖPÜŞÜN, SARILIN, KOKLAŞIN, olmadı ARAYIN.. Kısaca mümkün olduğunca evde ama sevgiyle, yanınızdaki ve uzaktaki sevdikleriniz ile temasta kalmaya çalışın. Bu sizi tabii ki korumaz ancak fiziksel ve ruhsal olarak bir nebze de olsa direnç kazandıracaktır..

Fulya Şenbağcı Özer


….

#nörobilim #oksitosin #serotonin #nörotepkiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir